Alındı: Kasým 26, 2007, 9:00pm EET
28 satırlık dilekçede 45 bölücü harf!..Savcıların Kürtçedeki Q, X ve W harflerine alerjisi, dil yasağına doğru gidiyor. Alınak'ın iki dava açılan Kürtçe dilekçesi, DTP'yi kapatma iddianamesinde... Eski DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak'ın Başbakan Tayyip Erdoğan'a yazdığı Kürtçe dilekçe üç ayrı davaya konu oldu. Alınak hakkında 1928 yılında Harf İnkılabı nedeniyle çıkarılan yasaya muhalefet ettiği gerekçesiyle Ankara'da, Siyasi Partiler Kanunu'a aykırı davrandığı gerekçesiyle de Kars'ta dava açıldı. Aynı dilekçe, Yargıtay Başsavcılığı'nın DTP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın 141 gerekçesi arasında da yer aldı. Başsavcılık gerekçesinde 'dilekçe tahrik edici ve bölücü, toplumu geriyor, vatandaşları kışkırtıyor, terör örgütünün amaçlarıyla örtüşüyor' dedi. Alınak, geçen şubat Erdoğan'a Kars'ın sorunlarını anlatan bir dilekçe gönderdi. Yanıt gelmeyince de dilekçeyi Kürtçeye çevirirek 5 Ocak'ta tekrar yolladı. Alınak sesini Erdoğan'a duyuramadı ama yargıya duyurdu. Hakkında Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nde 1928'te çıkarılan 1353 sayılı 'Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Yasa'ya aykırı davrandığı gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 222. maddesi uyarınca 2-6 ay hapis cezası istmeyle dava açıldı. Alınak'ın dilekçesine ikinci yanıt Kars Asliye Ceza Mahkemesi'nden geldi. Mahkemede Siyasi Partiler Yasası'nın 81. maddesini ihlal ederek 'Türkiye'de azınlıklar bulunduğunu ileri sürdüğü, Türkçe'den başka dilde propaganda yaptığı' gerekçesiyle Alınak hakkında başka bir dava açıldı. Dilekçenin kaderi bununla da sınırlı kalmadı. Yargıtay Başsavcılığı, DTP'nin kapatılmasına ilişkin iddianamede, dilekçeyi gerekçe saydı. İddianamede Kars'taki davaya işaret edilerek dilekçenin, 'tahrik edici ve bölücü nitelikte olduğu, toplumu germe ve vatandaşları birbirlerine karşı kışkırtma amacı taşıdığı, bunun da terör örgütünün amaçlarıyla örtüştüğü' iddia edildi. Alınak, dilekçeyi Kars'ın sorunlarına dikkat çekmek ve Kürt diline çifte standart uygulandığını vurgulamak için gönderdiğini belirterek, şöyle dedi: "Savcı bir siyasetçi gibi davranmış. Savcının kaşıdığı zihniyetin yüzünden bu acılar yaşanıyor. Savcının zihniyeti çağdışı, mahkum edilmesi gereken ve zavallıca bir zihniyet. Bu savcıya acıyorum." 'Yasak sadece Türkçe için' Alınak hakkında Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Yasa'ya muhalefetten açılan dava bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Harf Devrimi nedeniyle Arapça harflerin kullanılmasını yasaklamak için hazırlanan bu kanun, Türkçe resmi yazışmalarda belirlenen 29 harften başkasının kullanılamayacağını hükme bağlıyor. Oysa Alınak'ın dilekçesi Kürtçe. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. İzzet Özgenç bu durumu şöyle değerlendiriyor: "Adam İnglizce yazıyor, 'w' var. Almanca yazıyor 'noktalı a' var. Bunlar Türk alfabesinde olan harfler değil. Eğer metni Almanca ve İngilizce yazıyorsa o dilin gerekli kıldığı harfleri kullanmasının ceza hukuku bakımından bir sorumluluğu yok. Burada özellikle üzerinde durulan husus şu: Tasvip edersiniz etmezsiniz o ayrı ama, TCK'nın 222. maddesindeki düzenleme, Türkçe'yi kullanırken Türk alfasinde belirtilen harflerin kullanılmamasını cezai yaptırım altına alıyor: Türkçe yazarken, mesela, Yakup'u 'Yaqup diye yazarsa, şov kelimesini mesela, 'show' diye yazarsa..." Alınak, 1353 sayılı yasanın tek kurbanı değil. Daha önce açılan bazı davalar şöyle: * Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'e yılbaşı kartında Kürtçe 'Yeni Yılınız Kutlu Olsun' yazılması, Kürtçe broşür hazırlanması, bir festivalde Kürtçe 'Gökkuşağı renginde buluşalım' yazılması, 7. Diyarbakır Kültür ve Sanat Festivali'nde Kürtçe davetiye bastırılması... * 'Çok dilli belediyecilik' nedeniyle görevden alınan DTP'li Sur Belediye başkanı Abdullah Demirbaş'a organ bağışı kampanyasında Kürtçe slogan olması. * Tevn Yayınları sahibi Mehdi Tanrıkulu, Diyarbakır Savcısı Muammer Özcan hakkında Kürtçe suç duyurusunda bulunması. * Kürtçe 'Navenda Çand ü Hunera Botan' yazılı tabela asan Botan Kültür ve Sanat Merkezi. * Nevruz ile ilgili pankartlarda Kürtçe ibareler ve 'w' harfi kullanan DTP Doğubeyazıt İlçe Başkanı Dalhan Kaya ve Siirt eski İl Başkanı Murat Avcı.
Alındı: Kasým 26, 2007, 12:00am EET
Olağanüstü güvenlik önlemleri altında Hi-podrom'dan Sıhhiye Meydanı'na yürüyen katılımcılar, "Kardeşçe bir arada yaşamı savunalım", "Tezkere değil, barışçıl demokratik çözüm", "Savaşa hayır", "Barışa bir şans verin", "Kadınlar savaş istemiyor", "Bağımsız demokratik Türkiye", "Ülkemizi ABD'ye böldürtmeye-ceğiz" yazılı döviz ve pankartlar taşıdılar. Sıhhiye Meydanı'nda on binlerce barış yanlısına seslenen KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul "Bugün, buradan yükselen sesimiz, ülkemizin geleceğini kendi çıkarları için şekillendirmeye çalışanlara, ülkemizi karanlığa sürüklemeye çalışanlara yanıt olacak. Bizler, ülkemizin ve geleceğimizin elimizden çalınmasına sessiz kalmayacağız" diye konuştu. 'SİLAHLAR SUSMALI'Türkiye'de son dönemde Kürt sorunu ekseninde yaşanan gelişmelerin son derece üzücü olduğunu vurgulayan Tombul şunları kaydetti: "Bilinmelidir ki, atılan her bomba, padayan her mayın, sıkılan her kurşun, sorunun çözümünü biraz daha güçleştirmektedir. Yaşanan bu olaylar üzerinden geliştirilen milliyetçi histeri ve linç kültürü, toplumu ayrıştırıp, bu topraklarda yüzlerce yıldır yan yana kardeşçe yaşayan halkları birbirine düşman edecektir. Kürt sorunu bu ülkenin sorunudur ve ancak kendi dinamikleriyle çözülebilir. Çözüme adım atabilmek için silahlar koşulsuz olarak susmalıdır. İhtiyacımız olan şey ne tezkere, ne de yeni bir olağanüstü hal uygulamasıdır. Bizim ihtiyacımız olan, barış içinde bir arada yaşama iradesine sahip çıkarak, yükseltmektir." Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Tombul, "12 Eylül darbecilerinden hesap sorulmadan, 12 Eylül hukuku tasfiye edilmeden, umutlu bir geleceğe adım atılamayacaktır. Ne-o-liberal ekonomik programlarının sosyal yapımızı çökerten, kültürel, kimliksel ve inanç-sal zenginliklerimizi yok etmeye çalışan mevcut anayasayı yırtıp atmak hepimizin boynunun borcudur" diye konuştu. SOĞANCI: SOSYAL DEVLET İSTİYORUZTMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise emek ve demokrasiden yana olan kitlelerin taleplerini şöyle sıraladı: "Bu ülkenin tüm emekçileri, güvenli bir gelecek, demokratik bir çalışma yaşamı, örgütlenme özgürlüğü, siyasete katılım, toplu sözleşme ve grev hakkı, eşit işe eşit ücret almak istiyor. Yarınlarımıza güvenle bakabilmenin tek yolu, özgürlükleri, demokrasiyi ve eşitliği bu ülkenin her yanına ve toplumsal ilişkilerimizin her alanına işlemektir. Bizler sadaka toplumu değil, sosyal bir devlet istiyoruz." 'GÜVENCESİZ ÇALIŞMA DAYATILIYOR'TTB Genel Sekreteri Altay Ayaz ise şunları kaydetti: "Sağlık ve sosyal güvenlik alanında ise reform adı altında, çöküş programları hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Sağlık ocaklarının kapatılmasıyla başlatılan halkın sağlık hakkını gasp etme girişimi, 'sosyal sigorta sevk zincirinin yok sayılmasıyla, salar ve genel sağlık sigortası' yasasıyla taçlandırılmak istenmektedir. Bizler eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi haklarımızın piyasaya teslim edilmesine izin vermeyeceğiz. Hükümet, kamu çalışanlarının iş güvencesini elinden alarak, güvencesiz istihdamı yerleştirmeye çalışmaktadır." ÖDP'Lİ URAS VE 5 DTP'Lİ DE KATILDIMitinge ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ile DTP milletvekileri Selahat-tin Demirtaş, Emine Ayna, Sırrı Sakık, Özdal Üçer ve Nuri Yaman da katıldı. Ünlü sanatçı Sevinç Eratalay ise coşkulu bir konser verdi. Mitinge kimler destek verdi?TÜRK Eczacılar Birliği, Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Deri İş, Hava İş, Liman İş, Petrol İş, Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası, Alevi Bektaşi Federasyonu, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu, Devrimci 78'liler Federasyonu, Türkiye Barış Meclisi, Ankara Kadın Platformu, Antikapita-list, Halkevleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Eğitim ve Kültür Vakfı, 68'liler Dayanışma Derneği, İnsan Hakları Derneği, Eğitimciler Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Öğrenci Velileri Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Ankara Tunceliler Derneği, Barış Derneği, Kaos GL, DTP, EMEP, HAK-PAR, ÖDP, SDP, SHP, TKP, DİSK, Emekçi Hareket Partisi, Emek Gençliği, Geleceğimizi İstiyoruz Gençlik Girişimi, Öğrenci Kolektifleri, SBF Öğrenci Derneği, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Umut Kooperatifi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi, Küresel Eylem Grubu. Kaynak: BİRGÜN