Uzun zamandır kalitesiz yayın politikaları sebebiyle TV programlarını takip etmiyordum. Malum ülkemizdeki medyanın gündemi magazin olayları üzerine kurulu ve genelde insanlara magazin olaylarını empoze ediyorlar.
İnsanların gelişimine yardımcı olan, ufkunu açan, dünya görüşünü olumlu yönde etkileyen, aydınlatan TV programlarını maalesef TV kanalları yayın akışlarına dahil etmiyorlardı. Bugün anneminde tavsiyesi ile TRT1 de "
Ademler ve Havvalar" isimli bir program izledim. Program gerçekten bir devlet televizyonuna yakışır kalitedeydi ve reyting kaygısından uzak, insanları bilinçlendirmeye, aydınlatmaya yönelikti. Her ne kadar kalitesiz işler reyting getirir mantığı ile programcılık yapılsa da kaliteli işler kendi izleyici kitlesine ulaşıyor.
Bende
National Geographic ve
Discovery Channel kanallarını sıkça izleyen biriyim ancak bu kanalların eğitimimize, bilgimize, kültürümüze, dünya görüşümüze çok fazla olumlu etki yaptığına inanmıyorum. Belki bilgi seviyemizi bir nebzede olsa arttırıyorlar ancak toplumun gelişmesine katkı sağladıklarını düşünmüyorum.
Ülkelerin en azından devlet televizyonun, ülkedeki insanların gelişmesine katkı yapacak, eğitecek, modern ve bilinçli insan profiline katkı yapacak yayınlar yapması gerekli. Çünkü televizyon insanlara ulaşmak için bir numaralı araç haline geldi, bilgisayar girmeyen, gazete girmeyen ev hala var ama televizyonun girmedi ev yok. Durum böyle olunca televizyonu araç olarak kullanmaktan başka çare kalmıyor.
TRT son zamanlarda üzerine düşen görevi yapma çabası içine girdi. Programlarında kalite seviyesinin arttığını, uzman konukların konuk olarak alındığını, işlenen konuların özenle seçildiğini eminim TRT'yi izleyen herkes fark etmiştir. Bu çabalarından ötürü TRT'ye teşekkür ediyorum.
Bu satırları okuyan insanlarında benimle aynı görüşte olduğunu, televizyonlarda kaliteli içeriklerin yer almasını istediklerini az çok tahmin edebiliyorum. Artık bizlerde kendimize katkı yapan programları tercih edelim, bizleri koyun sürüsü gibi tek tip insan profiline sokmaya çalışan, görüşlerimizi bastırmaya yönelik, kısacası bizi eğitimsiz ve kültürsüz bırakmaya çalışan programlardan uzak duralım. Bu sayede hem ülkemiz hemde bireysel olarak bizler gelişeceğiz. Bunlara dikkat ettiğimizde kazanacak olan toplumdan çok içimizdeki biz olacak, kısacası toplumun çekirdeğini oluşturan bizler kazanacağız. Bir toplumunda temeli ne kadar sağlamsa yıkılması, istenmeyen olaylara maruz bırakılması o kadar zor olacaktır.
Ayrıca TRT'nin
Bilişim Rüzgarı isimli programında artık Özgür yazılımlara da yer verecek olması ayrı bir sevinç kaynağı. Konuyla ilgili Cengiz AYTUN'un yazısına
buradan ulaÅŸabilirsiniz.