-
Gönderildi: Mayýs 5, 2008, 11:54pm EEST ,Yazar: kaankrby
İlk duyduğum yeri hatırlıyorum bu cümleyi. Yani “Anı Yaşa”. Ölü Ozanlar Derneği kitabında okumuştum. “Carpe diem” di latincesi. Hayatın merkezine konulası, hergün bakılası bir cümleydi.. Raslantısaldır belki, belki değildir; sadece “ölü” ozanlar yaşayabilirlerdi “anı”, çünkü an yaşanamaycak kadar kısaydı. Farketmek çok zamanını alıyor insanın. Zamanı kavramak o kadar kolay değil, altını oyarken insan hayatının. Konu bu [...]
-
Gönderildi: Mayýs 5, 2008, 1:42am EEST ,Yazar: kaankrby
eski dünyaya kalkan son gemiye atladım.. arkama bakmadan kacarak attım adımımı, geminin ilk sallanışlarında farkettim, bende sallanıyordum. Yansımalarda vardı güneş gökyüzü, camın geri kalan kısımlarında mavi denizi görmekte rahatlatmıyordu beni. ——- yazıldığı zaman mechul.. Anımsamıyorum bile. Belki de benim de değil. Bu Yazıyı Paylaşın
-
Gönderildi: Nisan 17, 2008, 1:10am EEST ,Yazar: kaankrby
PROBLEM: BİR MİMAR; DAHA ÖĞRENCİLİK YILLARINDA OLSA BİLE ÇEVRESİNE VE BU BAĞLAMDA DÜNYAYA KARŞI SORUMLULUK TAŞIYAN BİR VARLIKTIR. GENELDEN ÖZELE İNEREK BAKARSAK DA BU SORUMLUĞU İLK OLARAK KENDİNE KARŞI DUYMASI GEREKİR. KENDİNİ VE DÜNYAYI DAHA İYİ ANLAMA BİLİNCİ YERLEŞMESİ İÇİN BU PROBLEME Kİ AŞAĞIDAKİ ÖNERMELERDEN KENDİMİZE SORUMSUZCA EZİYET ETTİĞİMİZ ORTAYA ÇIKMAKTADIR DOLAYISIYLA BU BİR PROBLEMDİR; BİR [...]
-
Gönderildi: Mart 23, 2008, 12:45am EET ,Yazar: kaankrby
Dışarısı alabildiğine ışık. İçerisi zifiri karnlık. Yetmezmiş gibi yere bakıyor. Ancak bu kadar derin düşünür insan ve bukadar yayar kasvetini ruhunun… —- Sevgili Yusuf’a fotoğraf üzerindeki düzenleme için teşekkürler. Bu Yazıyı Paylaşın
-
Gönderildi: Þubat 28, 2008, 10:32pm EET ,Yazar: kaankrby
Doğru zamanda doğru yerde olma hikayeleri vardır hani.. Sabahın ilk ışıklarıyla eğer bu salonda tanıştıysanız, o hikayelerin en anlamsızları bile sizin için gerçek oluverir. Burası zamanın daha yavaş aktığı, çayın hiç soğumadığı ( ki belki zamandandır), hep güzel müziklerin çaldığı (kesinlikle efsunlu), duvarda ışığın oyunlar oynadığı garip bir yer.. Ayaklarınızı uzatıp çayınızı yudumlarken, pencerelerden içeri [...]
-
Gönderildi: Þubat 25, 2008, 1:56am EET ,Yazar: kaankrby
Başka hayatlar yaşanıyor kuşlarda kedilerde, Başka bir hayat trafik ışıklarında, Vapurun yanaştığı iskelede başka, Tren garında başka.. Bir tanesi demin geçti hızla, Biri de aynı hızla gitmek zorunda.. Bu Yazıyı Paylaşın
-
Gönderildi: Þubat 7, 2008, 3:59am EET ,Yazar: kaankrby
Bir mektupla başlar mizansen. Hayatla şiddetli geçimsizlikten ayrılıyoruz. Sonunda yürütemedim. En doğru karar da buydu. Tabi uygulayabilirsem. Ne yazık ki onla gizli bir anlaşmam var. O bana yıllar verdi bu evlliğin karşılığnda ve boşanırsak hepsini geri alacak. Çok ironik. Her halukarda gidiş yok. Şiddetli geçinemiyorsan hayatla, yürütmek de çok kolay olmuyor ilişkiyi. Sevigisizlik artıyor zamanla. Geçimsizlik nefret [...]
-
Gönderildi: Ocak 29, 2008, 5:17am EET ,Yazar: kaankrby
İki gündür yağacak deniliyordu.. Sonunda geç kalsa da yağdı.. Çok güzel başlamıştı. Rüzgar önce yoktu, bir kaç kar tanesi düşerken o da hızlanıp savuruyorudu taneleri.. Tek tük..Derken bir kere daha baktım pencereden doluya dönmüştü. Camlar buğulanmıştı, o zaman anladım dışardan gelen rüzgar sesi, soğuğunda sesiydi.. Dolu hızlanıyor, ama ince ince yağmaya devam ediyordu.. Sokak lambasının kızıl [...]
-
Gönderildi: Ocak 17, 2008, 1:54pm EET ,Yazar: kaankrby
Yazdığını etkili kılabilmenin yolu, yani anlatımın yoğun olmasından yola çıkıyorum; duyguyu derin yaşamaktan geçer. Bu söylediğimde asla, duyguları haykırmak ya da yüksek sesle durmadan tekrarlamakla olmaz; aksine olabildiğine içinde tutup, sonra anlatmakla olabilir. Böylece yoğunluk yazıya akatarılabilir.. Ne var ki hayat bir çok duygunun bu şekilde yaşanmasına izin vermez, bazıları tabi ki… Temeldeki sorunumsa bunlardan [...]
-
Gönderildi: Ocak 15, 2008, 1:14am EET ,Yazar: kaankrby
Bu Yazıyı Paylaşın