858 öğe. (0 okunmamış). Yazarlar: 28
Sevgili OpenOffice.org ve OpenDocument destekçisi;
Tüm dünyada <NO>OOXML (OOXML’e Hayır) dilekçesi 70.000′i aşkın insan tarafından desteklendi. OOXML (Office Open XML)’i etkileme çabamız şimdiye kadar şaşırtıcı bir başarı elde etti. Sorunları çözmek için şubatta Cenevre’de yapılacak olan “Ballot Çözüm Toplantısı” (Ballot Resolution Meeting) kadar 100.000 imza toplamayı hedefliyoruz.
Microsoft ne olursa olsun daha önceden resmi olarak yayınlanmış teknik eksiklere ve ISO 26300:2006 (OpenDocument, ODF) biçiminin varlığına rağmen kendi belirlediği “standart” ofis biçimini kabul ettirmeye çalışıyor.
11 Aralık 2007 Salı gününe kadar Ballot Çözüm Toplantısı’nda yer alacak olan Türk Standartları Enstitüsü‘nden (TSE) görevliler ISO’ya bildirilmek zorunda.
En azından Portekiz ve İrlanda, Microsoft tarafından temsil edilecek! Biliyoruz ki, diğer ülkelerde de Microsoft çözüm ortakları kendilerini uluslararası delegasyonun başkanı olarak öneriyorlar. Eğer bir önlem almazsak, birçoğu başaracak. OOXML’in geleceğini belirlemek için Microsoft’un Cenevre’de ülkenizi temsil etmesine izin verecek misiniz?
Değişiklik yapabilirsiniz. +90-312-416 62 64 numaralı telefondan TSE’yi arayın ve aşağıdakileri anlayabilmemiz için bize yardımcı olun;
a. Cenevre’deki Ballot Çözüm Toplantısı’nda (?? DIS 29500) TSE’yi kim temsil edecek?
b. Eğer TSE son açıklama tarihi olan 11 Aralık’tan haberdar ise delegelerin seçimi ne zaman yapılacak?
c. BRM’ye ülkeniz adına katılacak olan delegeler, Microsoft’tan yeterince bağımsız mı?
d. TSE’nin sorumlu komitesi, 3500 çözüm önerisi veya hepsi değilse bile sadece gönderdikleri ulusal açıklamalar üzerinde çalışıyor mu?
Lütfen bulduklarınızı bu e-postaya cevap vererek bildirin, aşağıdaki sayfayı her ulusal delegasyon üyesi ile birlikte güncelleyeceğiz.
Bu saçma standart önerisine karşı çabalarımıza yardım etmek için daha birçok şey yapabilirsiniz:
1. E-posta listelerimize katılın ve birçok aktif üye ile bağlantı kurun:
[lists.ffii.org]
2. <NO>OOXML kampanyasını yürüten FFII üyesi olun:
http://action.ffii.org/member_application
3. Dünya genelinde doğru ve açık dijital standartları destekleyen DIGISTAN üyesi olun; lütfen ilgi alanlarınızı şu adrese gönderin: members@digistan.org
4. OOXML hakkında blog girdisi yazın, bu tartışmaya şekil verecektir; örneğin İsveç’teki başarımıza blog girdileri büyük bir katkıda bulundu.
5. Kampanyamızı finansal anlamda destekleyin:
[www.noooxml.org]
Saygılarımla,
Benjamin Henrion
<NO>OOXML Kampanya başkanı
Şimdi Amish de ne diyebilirsiniz o yüzden kısaca bir tanıtalım.
“ABD’nin Pennsylvania ve Ortabatı eyaletleri’nde (ve Kanadada) yaygın olan bir Protestan mezheptir. 18. ve 19. yüzyılda Almanya, Fransa ve İsviçre’den gelen göçmenler tarafından kurulmuştur. Amishler basit bir yaşama inanırlar, otomobil, telefon, elektrik gibi modern yaşamın kolaylıklarını kullanmaktan sakınırlar. Bu insanlar kendilerini toplumdan dinsel inanışları yüzünden ayırırlar.”
21. Yüzyılın ortasında ortaçağ teknolojisiyle yaşayan Amishler genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorlar. Eski zamanları anlatan filmlerde görmeye alıştığımız kıyafetleri bu arkadaşların üstünde görmek mümkün. Farklı kıyafetlerin alçak gönüllülüğü azaltıp ayrımcılık oluşturduğuna inanıyorlar. Erkekler koyu renkli pardösüler, kadınlar ise uzun elbiseden başka bir şey giymiyorlar. Kadınların makyaj yapmaları, mücevher takmaları da tamamen yasak.
Elektrik dahil her türlü teknolojiye karşı olan Amishler elektrikle aydınlanmıyor, telefon kullanmıyor, televizyon seyretmiyor, radyo dinlemiyorlar. Amishler at arabalarıyla gezer, çamaşırlarını elde yıkar hepsinden ötesi ne vergi öderler ne de çocuklarını okula yollarlar. Aynı zamanda orduya da katılmazlar. Amishler devletten hiçbir hizmet beklemezler çünkü Amish inancına göre toplumda bir dış güç tarafından sağlanan sosyal güvence toplumdaki dayanışmanın zayıflaması, bozulması için zemin oluşturuyor.
İyi hoş Amishleri anlattık da ne ilgisi var bunun elektrik kesintisiyle ? Geçen gün her zaman olduğu gibi bilgisayarımı açtım aradan yarım saat geçti “ciuuuuuv” tarzında bir sesle tüm ev karanlığa gömüldü haliyle bizim ekranda.. Neyse mum ışığında geçirdiğim romantik on dakikanın ardından evdeki ışıklar yeniden yandı.. Gittim bilgisayarı yeniden açtım tam istediğim şarkıyı açmışken yine o acı ses “ciuuv” ev yine karanlığa gömüldü.. Bu olaylar zinciri yaklaşık on kez çeşitli aralıklarla bir akşam içerisinde gerçekleşti. En sonunda pes ettim kapadım herşeyi yattım. Buradan Tredaşa sesleniyorum ya adam gibi elektriğimizi verin yada biz kendimizi kandırmayalım değil mi? Hayır bu hizmete vereceğimiz parayla Amishlerin yanına gitmek için uçak bileti alırız o yüzden söylüyorum… Ayrıca rivayet odur ki Edirne’nin elektrik alt yapısı İtalyanlardan kalma peki ya İtalyanlar ne zaman Edirne’ye gelmişler orasını bir tarih kitabı açarsanız göreceksiniz daha fazla yoruma gerek yok sanırım.