98′den beri windows kullanan biri olarak geçtiğimiz hafta HDD’den Vista’yı silip Pardus’u kurdum. Pardus’u kurana kadar daha önce “debian” ve “kubuntu” dağıtımlarını denemiştim, fakat ısınamamış tekrar windows’a geri dönmüştüm.
tamam hadi yalan söylemeyeyim, ben denediğim zamanlarda yukarıda bahsettiğim dağıtımları konfigure etmek zordu, ya da ben konfigure edemedim ve “windows gibi yar olmaz” edalarıyla windows’a geri döndüm.
fakat, artık üniversitede bitiyor ve benim “cv” diye hazırladığım şeye “linux deneyimi” yazmam gerekiyor diye düşünürek (PHP ve python geliştirdiğimi düşünürsek.) Pardus’u kurmaya ve kullanmaya karar verdim.
bu seferki pardus deneyimim oldukça güzel oldu. her şeyden önce, benim anladığım kadarıyla pardus, son kullanıcı için gayet güzel bir dağıtım. Türkiye’ye linux’u sevdirmek açısından çok yararlı olduğu kesin.
yaklaşık 10 gündür pardus kullanıyorum, ve hiç uzun soluklu bir problem yaşamadım. ilk yüklediğimde, ilk deneyişimde ekran kartını(nvidia) tanıtamadım. X açılmıyordu, fakat 15 dakika içinde hallettim. ses kartı da pardus 2008 ile problem çıkarıyordu, onu da #pardus kanalından kenp‘in yönlendirmesiyle hallettim.
ilk gün içinde pek fazla sorun çıkmadan stabil ve -webcam dahil- tüm donanımlarımı tanıyan bir dağıtım pardus’um vardı artık.
kde
kde, görsel olarak çok güzel bir masaüstü yöneticisi. biraz modifiye ettiğinizde oldukça temiz, ferah bir masaüstüne, pencere dekorasyonlarına, simgelere sahip olabiliyorsunuz. bu konuda, vistadan sonra sıkıntı çekmedim.
aksine getirdiği ekstra standart zımbırtılar; ksnapshot, katapult vs. masaüstünde işleri oldukça kolaylaştırıyor.
programlama
her şeyden önce, üstüne kod yazdığım, makale okuduğum teknolojiler PHP ve python. Bu iki teknoloji her ne kadar cross-platform olsalar da, asıl evleri linux.
örneğin, pardus ile birlikte python zaten built-in olarak yapılandırılmış geliyor. PHP, mySQL, apache yüklemek ise sadece birkaç satırda halloluyor. ( windows’ta bu işlemi manuel olarak yapmanın zorluğunu hatırlıyorum da..)
programlama için bir diğer konu da geliştirme araçları. PHP açısından bakarsak, windows üstünde çalışan bir “PHP designer” tadında bir düzenleyici bulamadım. En kötü ihtimalle, Zend Studio deneyeceğim. (java ile yapılan bir şeyin isminin sonuna studio konulduysa onu kullanma demiş atalarımız ama çaresizlik.)
editör konusunda arayışlarım devam ediyor, Quanta+, kate gibi editörler iş de görebiliyor düzenleyicilerinden minimal özellik bekleyenler için.
amarok
kesinlikle amarok için ayrı bir şeyler yazmam gerekiyor. amarok, bazı sistemlerde ağır çalışıyormuş. fakat benim sistemde oldukça hızlı, ve tek tıkla HTML playlist çıktısı vermesi, dinlediğim şarkıların istatistiklerini tutması, internetten lirik getirmesi, wikipedia bilgisi getirmesi, last.fm entegre özelliği gibi bir çok özelliği var.
neden bilmiyorum, amarok ile aramda ilginç bağlar oluştu koparmayız inşallah.
MSN
kız arkadaşına cam açmak için 38910 adet msn client deneyen biri olarak söylüyorum ki, linux altında MSN messenger tadında bir MSN istemcisi yok. hepsinin ayrı avantajları ve dezavantajları var. fakat hiç biri tam anlamıyla memnun etmiyor.
sonuç..
Pardus’u muhtemelen uzun süre sistemimden silmeyeceğim gibi gözüküyor. Şu an için “şu beklentimi karşılamıyor.. keşke, hard disk’te windows yüklü olsaydı..” demedim, inşallah da demeyeceğim.
blog yazısını da, pardustan bir görüntü ile kapatalım.